Belgeler, envanter kayıtları ve yıllardır cevabı verilemeyen sorular… Bilim dünyasının konuştuğu kayıp koleksiyon dosyası yeniden gündemde.
BATUMİ – Bir müze yalnızca sergilenen objelerden ibaret değildir. Her vitrinin arkasında yıllar süren araştırmalar, saha çalışmaları, bilimsel kayıtlar ve gelecek nesillere bırakılmak istenen ortak bir miras bulunur. Ancak Batum’da yıllar boyunca oluşturulduğu belirtilen kapsamlı bir jeolojik koleksiyonun bugün büyük ölçüde ortada olmaması, yalnızca bir koleksiyonun değil, önemli bir bilimsel birikimin de akıbetini tartışmaya açtı.
Yaklaşık otuz yıl boyunca oluşturulduğu belirtilen koleksiyonun 30 binden fazla mineral, kristal, kayaç ve fosil örneğini içerdiği ifade ediliyor. Farklı kıtalardan getirilen numunelerin önemli bölümünün kayıt altına alındığı, kataloglandığı ve bilimsel amaçlarla muhafaza edildiği belirtilirken, bugün bu koleksiyonun büyük kısmının nerede olduğu sorusu ise hâlâ net bir cevap bulmuş değil.
ELLERDE BELGELER VAR, CEVAPLAR YOK
Dosyada yer aldığı belirtilen envanter kayıtları, fotoğraflar, resmi başvurular ve yazışmalar, koleksiyonun geçmişte varlığını ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor. Farklı yıllarda çekilmiş fotoğraflarda yüzlerce vitrinin ve binlerce örneğin sergilendiği görülürken, daha sonraki dönemlerde koleksiyonun önemli bölümünün ortadan kaybolduğu ileri sürülüyor.
Bugün ise aynı koleksiyonun büyük bölümüne ulaşılamadığı iddia ediliyor.
En çok sorulan soru ise oldukça basit:
Otuz yıllık bilimsel emek bugün nerede?
SADECE TAŞ DEĞİL, BİLİMSEL VERİLER DE KAYBOLDU
Jeoloji uzmanlarına göre mineral koleksiyonları yalnızca estetik değeri olan taşlardan oluşmuyor. Her örnek; bulunduğu coğrafya, oluşum süreci, kimyasal yapısı ve bilimsel özellikleriyle benzersiz bir veri kaynağı niteliği taşıyor.
Bu nedenle büyük koleksiyonların kaybolması yalnızca maddi kayıp olarak değerlendirilmiyor. Aynı zamanda araştırmalarda kullanılabilecek önemli bilimsel materyallerin de yok olması anlamına geliyor.
Uzmanlar, benzeri koleksiyonların oluşturulmasının onlarca yıl sürebileceğini, bazı örneklerin ise yeniden temin edilmesinin neredeyse imkânsız olduğunu ifade ediyor.
TAŞINMA SÜREÇLERİ TARTIŞILIYOR
Dosyada yer alan bilgilere göre müze farklı dönemlerde çeşitli adreslere taşındı.
Her taşınmanın ardından koleksiyonun korunmasına ilişkin sorular gündeme gelirken, özellikle son taşınma süreçlerinden sonra çok sayıda örneğin kaybolduğu iddiaları kamuoyuna yansıdı.
Bugün koleksiyonun hangi depoda bulunduğu, hangi parçaların muhafaza edildiği ve hangilerinin kayıp olduğu konusunda kamuoyuna açıklanmış ayrıntılı bir envanter raporu bulunmuyor.
TEONA ARABASHVILI’NİN ADI BAŞVURU DOSYALARINDA YER ALIYOR
Koleksiyonun son yıllardaki yönetim ve taşınma süreçlerine ilişkin hazırlanan resmi başvuru dosyalarında Teona Arabashvili’nin adının geçtiği belirtiliyor.
Başvurularda, müzenin yönetimi ve koleksiyonun korunmasına ilişkin çeşitli iddialar ile soru işaretlerinin ilgili kurumların dikkatine sunulduğu ifade ediliyor.
Bununla birlikte, kamuya açık bilgiler çerçevesinde bu iddialar hakkında verilmiş kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı biliniyor. Bu nedenle dosyada yer alan değerlendirmeler, hukuki süreçlerde incelenmesi talep edilen iddialar niteliğini taşıyor.
KAMUOYUNUN CEVAP BEKLEDİĞİ SORULAR
Aradan geçen zamana rağmen olayla ilgili birçok temel soru hâlâ yanıt bekliyor.
- Koleksiyonun tamamı en son ne zaman eksiksiz olarak kayıt altına alındı?
- Taşınma süreçlerinde hangi güvenlik tedbirleri uygulandı?
- Envanter kayıtları bugün mevcut koleksiyonla karşılaştırıldı mı?
- Eksik olduğu belirtilen örneklerin sayısı tam olarak kaç?
- Koleksiyonun bugün bulunduğu yer bağımsız uzmanlar tarafından incelendi mi?
- Kamu kurumlarının yürüttüğü incelemeler hangi aşamada?
Bu soruların büyük bölümüne ilişkin kamuoyuna açıklanmış ayrıntılı bilgiler bulunmuyor.
BİLİMSEL MİRASIN KORUNMASI NEDEN ÖNEMLİ?
Kültürel miras uzmanlarına göre bilimsel koleksiyonlar yalnızca onları oluşturan kişilerin değil, aynı zamanda toplumun ortak hafızasının da bir parçasıdır.
Özellikle uzun yıllar boyunca oluşturulan müzeler; öğrenciler, araştırmacılar ve gelecek kuşaklar için önemli eğitim merkezleri olarak kabul ediliyor.
Bu nedenle benzeri koleksiyonların zarar görmesi veya kaybolması hâlinde olayın tüm yönleriyle araştırılması, yalnızca bireysel hakların korunması açısından değil, bilimsel mirasın gelecek nesillere aktarılması bakımından da büyük önem taşıyor.
ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI
Uzmanlar, bu tür olaylarda en sağlıklı yöntemin bağımsız uzmanlardan oluşacak bir komisyon tarafından mevcut envanterin incelenmesi, belgelerin karşılaştırılması ve kamuoyunun ayrıntılı biçimde bilgilendirilmesi olduğunu ifade ediyor.
Böyle bir sürecin hem iddiaların açıklığa kavuşmasına hem de varsa yanlış anlaşılmaların giderilmesine katkı sağlayacağı değerlendiriliyor.
SON SÖZ: CEVABI BEKLENEN BİR DOSYA
Yaklaşık otuz yıllık emeğin ürünü olduğu belirtilen koleksiyonun akıbeti bugün hâlâ netleşmiş değil.
Belgeler, fotoğraflar ve resmi başvurular kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, cevap bekleyen temel soru değişmiyor:
30 yıllık bilimsel emek nasıl yok oldu?
Bu sorunun yanıtı yalnızca bir müzenin değil, bilimsel mirasın korunmasına ilişkin toplumsal sorumluluğun da önemli bir göstergesi olacak.
